13


Gulyabani filminde Arap Bacı'yı canlandıran merhume Yasemin Esmergül kadar olmasa da o meşhur tekerlemedeki gibi ben de sıkça camdan bakıyorum. Vakitsizce bakıyorum üstelik, yaşamın kendisine ara verdiğim küçük kaçıssal anlarda bakıyorum: gece çişe kalktığımda, sabah titrek ellerle gömleğimi iliklerken veya çorabımı giyerken veya babam perdeleri kapattırdığında göz atıyorum dışarıya. Ve hep aynı şeyleri görüyorum: Pencereler. Işıklı, ışıksız, Bill Gates'e ilham veren, içinde sonsuz ve garip yaşamlar barındıran pencereler. İçimi büyük bir merak kaplıyor ve şunu düşünüyorum: Acaba onlar da flüoresan veya normal sarı ışık altında gölgeleri parkelere vururken benimle aynı şeyden mi endişeliler?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

insanın en iyi arkadaşı kendisidir.

mousenin orta tuşuyla tıkladığında yeni pencerede açılmayan youtube videosu

gidenlerin ve dönenlerin yolda karşılaştığı o kavşak