Kayıtlar

Şubat, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

8

Hayalet sözcüğü acaba, ölü bedenlerinden kopan ruhlardan daha öte anlamlara mı sahip? Belki de İrem'in aslı "Hayal Et Sevgilim" olan ancak güzide halkımızın "Hayalet Sevgilim" şeklinde anladığı şarkının doğru ismi gerçekten de Hayalet Sevgilim'dir?
Kurulan hayallerin, yani hayal ederken düşündüğümüz şeylerin hep ışıksız, loş veya karanlıkta yaşamaları dikkatinizi çekmez mi hiç?
Hayallerimiz neden bu kadar siyah? Gerçek anlamıyla.
Bazen aklıma çok güzel fikirler geliyor. Ama devamı gelmiyor. Aklım paramparça hayaller müzesi. Paramparça hayallerin adına hayalet deniliyor olamaz mı?
Hayal ölünce Hayalet oluyor. Mantıklı.

7

Hiç bir çocuğun göle (havuza, denize vs) taş atmasını seyrettiniz mi abi? Mutlaka seyretmişsinizdir. Bu proses bana ilginç şekilde şiirsel gelir. Sanki hayatın anlamını bu vasıtayla çözebilirmişim veya çok sağlam çıkarımlar yapabilirmişim gibi. Enteresan.
Göle taş atan bir çocuk genellikle küçük taşlar atarak başlar macerasına. Yerde bulduğu çakıl taşlarını olabildiğince uzağa fırlatmaya gayret eder. Ardından taşların boyutu büyür ve suya çarpan taşların çarpma sesi değişir. Baştaki küçük, kendi halindeki "şıpırdamaların" sonu gelir. Yerini çocuğun etrafta bulabildiği en büyük kayayı seçerek göle fırlattığındaki o "lap" sesi alır. 
Bizim hayatlarımız işte bu lap sesi ve batışın arkasında bıraktığı küçük köpüklerdir.