Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Bu blog uyanık kalmak için uyumak zorunda olan bütün canlılara ithaf edilmiştir.

12 Aralık 2011 Pazartesi

90'lar iyidir, klastır, hoştur.




90’lar benim için dört şeydir: 1) yokuşlar 2) kömür+kar kokusu 3) helvacıoğlu flütle çaldığım Sıcak Saatler dizi müzikleri 4) batı sineması.

1) Yokuşlar: Dik olmalarıyla ünlüdür. Asla yürünmez, “çıkılır” veya "inilir". İnerken ipin ucunu kaçırırsanız salak şekilde Zürafa gibi koşmaya başlarsınız. Bisikletiniz varsa çıkış 2 kat zor, iniş 2 kat kolaydır. En büyük özelliği çok sevdiğiniz birisiyle buluşmaya giderken sırıtarak inilmesidir. Yokuşlarımız çok yaşasın.

2) Kömür+Kar Kokusu: Mizansenle anlatmak istiyorum. Gecedir, kar yumuşakça tane tane aşağı iniyordur. Yerler silme yumuşak karla doludur. Sokak lambalarına baktığınızda puslu puslu kar tanelerini görürsünüz. Atkınızı burnunuza kadar çekmişsinizdir ve atkı nefesinizle ıslanmıştır. Islandığı için de atkının yünleri ağzınıza girer. Burnunuzda taze ama acı bir koku vardır. Saf kar değildir bilirsiniz ama iğrenç kömür de değildir. İkisinin arasında, keyifli bir kokudur. O koku burnunuzda koşarsınız ve bahçedeki karların üzerine atlarsınız. Çoraplarınız ıslanır. Islak ayakların kaloriferde kurutulduğu anlarda hissedilen mutluluklar da çok yaşasın.

3) Helvacıoğlu flütle çaldığım Sıcak Saatler Dizisi Müzikleri: Linklerle gidelim. Bir tanesi bu: http://www.youtube.com/watch?NR=1&v=AYzv18uqYrs&feature=endscreen

Diğeri de bu: http://www.youtube.com/watch?v=R2Wq72W-7uQ

Blok flütün içinde biriken tükürük miktarına göre değerlendirmek lazım mutlu bir çocuğu. Benimki mor renkliydi. Ben 10 yıl kullandım. Kardeşim de 10 yıl kullandı. O arada tam 4 kez taşındık, kaybetmedik. Toplamda 5 okul değiştirdik, yine kaybetmedik. Toplamda 4 tane ayrı müzik hocamız olmuş, hiçbirisinin dersinde unutmadık. Üşenmedik hesapladık, toplamda 1150 kere müzik dersi yüzünden flütü okullarımıza götürdük, yine kaybetmedik. Hayatta helvacıoğlu mor flüte olduğum kadar hiçbir şeye ve hiç kimseye bu kadar sadık olmadım.

Sıcak Saatlerse bambaşka bir olay. İzleyenler ve hatırlamış olanlar kesinlikle çok şanslı insanlar. Bir Türk dizisi düşünün ki başrol oyuncuları karı-koca olacak, "cehennem" adında karakterler olacak ve çok sevilecek. Şu anda yepyeni bir dizi olarak çıksa muhtemelen şamar oğlanına dönecek ama o zamanlar çok farklıydı be. Her şeyden önce ilk ciddi aksiyon dizimizdi. Silahların patladığı, karakterlerin vurulduğu ve öldüğü, gece çekimlerinin yapıldığı masraflı bir diziydi. Ayrıca, yakın zamanda kaybettiğimiz Nihat Nikerel namı değer “Cehennem Cevdet’in” -siz onu belki Kurtlar Vadisindeki Seyfo Dayı olarak da bilebilirsiniz- karakteri sayesinde oluşan “hayatın acısını da tatlısını da görmüş bu yüzden bilgeleşmiş, baş erkek karaktere akıl hocalığı yapan karakter” türünü de ortaya çıkartmıştı. Ramiz Dayılar, Kuşçular falan hep ondan sonra çıktı. Ayrıca Neriman Uğur’un da oynadığı bir Femme Fatale karakteri vardı. Kadın genç adamlarla falan birlikte oluyordu, fevkalade çılgın bir kadındı. Kenan Işık bile oynuyordu ve şimdi imkansız gelecek ama “itici” değildi. Düşünün artık nasıl güzel bir diziydi.

4) Batı Sineması: Bu sinema şu anda dikiş nakış giysilerinin satıldığı bir pazar. Yani bir nevi Ankara’nın Emek Sineması diyebiliriz. Evime 10 dakikalık yürüyüş mesafesindeydi. Ancak şehrin merkezinde olduğu için ve park yeri olmadığından çok çok çok çok az tercih ediliyordu. Pek arkadaşım olmadığı için genellikle babamla, bazen de kendi başıma gidiyordum. Salonda benden başka en fazla 2-3 çift oluyordu ve çiflerin ne yaptığını tahmin edebilirsiniz. Ben de onlara bakıyordum, arada filmleri izliyordum, arada mısır-kola alıyordum ve yine onları izliyordum. Çok büyük hedeflerim vardı. Sevgilim olursa bir gün oraya, Batı Sinemasına götürecektim. Olmadı :).

3 Fikir Beyanı:

Adsız dedi ki...

:) Gülümseyerek okudum. Belki Ankara'da değildim ama ben de o yıllarda çocuktum. :)

Vladimir dedi ki...

Yokuşlar ve kar + kömür kokusunu duyunca ah işte Ankara dedim, ve batı sineması geldi. Ne filmler izlemiştim orada, Demek o da kapandı artık :(

Hiç kimse dedi ki...

@Adsız: Çocuk olmak her yerde aynı ya, ama büyümek her şehirde aynı değil işte :)

@Vladimir: Kapandı ya. ben de çok film izledim Matrix'ten, bir ton filme kadar. manalı yerdi.