Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Bu blog uyanık kalmak için uyumak zorunda olan bütün canlılara ithaf edilmiştir.

24 Ağustos 2011 Çarşamba

Yanlış Zaman-Yanlış İnsan



Picasso tablolarının arasında kaybolmuş bir Van Gogh’um ben, ya da beyaz bir boksör Mike Tyson emmi tarafından kulağı ısırılan. Belki virgülüm, noktalama işaret kaçkını Oğuz Atay’ın klas bir romanında. Zannediyorum ki bir ter damlasıyım insanın taşaklarıyla bacağı arasındaki o havasız yüzeyde. Bir ihtimal kulaktaki kirinizim, Akdeniz'in serin sularında bıcıbıcı yaptığınız günlerden miras. Marmaris’e gelmiş İngiliz bir turist tarafından ilk denemede kapılan bir dondurma külahıyım bendeniz; bir Kahramanmaraş dondurmacısının spektaküler görsel şovunda. İnce uçlu Nokia şarjıyım, ne zaman lazım olsa bulunamayan, ne zaman lazım olmasa elinize kolunuza çarpıp zaman kaybı yaratandan. Zara’dan çıkarken güvenlik bandında hırsız alarmını çaldıran o bahtsız bedeviyim, topluca gidilen ve hep başkalarının ortalarda kümeleşip konuştuğu, senin de ancak en kenardan kulak misafiri olabildiğim buluşmalarda. Bir mönüyüm cakalı olduğunu iddia eden kitsch bir restoranın lakin ne sorsanız “şu anda yapamıyoruz efendim” cevabını aldığınız türünden. Kalın kesilmiş bir tarla soğanıyım, güzelim çoban salatanın içine sırf gıcıklığına doğranmış. Bir mantar parçasıyım, Dominos’ta defalarca “mantar istemiyorum” dediğimiz halde muhakkak pizzanın içinde yer alanlardan. Hacı Şakir sabunuyum, oranızı buranıza sürdüğünüzde kıllarınızın üzerinde kalıp sizden sonra banyoya girecek olana arkanızdan küfür ettirecek. Düğmeleri zorlukla açılan bir gömleğim, muayenehaneden önce göğüs filmi çektirmek için hızlıca çıkartman gerekli olanlardan. Bağları kolayca gevşetilemeyen, o yüzden üstüne basılarak gezilmek zorunda kalınan bir bot çiftiyim ben, ayakkabı denerken onca hemcinsimin arasında kıçını devirip denemek için bir yer bulabilmişken. Ceylan derisi koltuklara sahip Mercedes’in insana sıkıntı veren emniyet kemeriyim. Paslanmış bir şehirler arası otobüsün sürekli soğuk hava kaçıran çift kat camıyım ben, başını bana yaslamak isteyen tüm güzel kızların nazarında. Mavi renkli, fotoğrafı 2 ay önce yenilenmiş bir nüfus hüviyetiyim, ne zaman ailece tatile çıksak, evin büyük oğlu tarafından unutulup, Polatlı’dan geri dönülmek zorunda bırakılan. Garip bir kulak misafiriyim, yanımda yapılan ortaklaşa süper faaliyetlerde ismi hiç geçmeyen ve ağız kenarıyla “Seni de bekleriz cnm” denilen. Üstüne giydiği kıyafete “Bu ne canım kocakarı gibi ya” denilen gelinlik çağdaki bir kızım, kuzenimin düğününde odak noktası olmak isteyen çünkü odakta olmayı hiç tatmamış olan. Bir yastığım, terli havalarda sürekli ısınarak başlarını kaşıttığımdan tersyüz edilen sizin tarafınızdan. Ben parçalanmış bir peçeteyim, grip olduğunuzda burnunuzu silip cebinize sıkıştırdığınız sonra da makinede yıkanınca parça pinçik hale gelenlerden. Ordayım. İstenmiyorum ama ordayım. Aslında orada olmamam gerekiyor. Çünkü istenmiyorum. Ama orada olmam gerekiyor. Muğlak ifadelerimden ben suçluyum hakim bey. Beni atın F Tipi cezaevine ve koğuş arkadaşlarım olsun bir Ergenekon Sanığıyla, taş atan 15 yaşındaki bir terör örgütü sempatizanı. Beni saçmalı tüfekle boynumdan vurun ama ölmeyeyim, kör olayım 3 ay sonra da tıp bilimi sayesinde görmeye başlayayım. Boynum çok kanasın. O toprakla karışık ılık kan boğazımdan yavaşça aksın. Ama ölmeyeyim. Midem patlamasın diye bıçak koymasınlar. Annem arkamdan ağlamasın. Babam usulca başını eğip metanetle “Allah razı olsun”ları yapıştırmasın; yaklaşık 40 yıldır görmediği dayısının oğlunun biraderinin kaynının eltisinin kayınçosuna. Cenazemde çok yağmur yağmasın, eve geldiklerinde insanlar ıslak çoraplarını değiştirmek zorunda kalmasın. Saçlarına aşırı sıvının halis mulis çamur kokusu yerleşmesin. Helva yenmesin arkamdan, karşı komşudan ödünç sandalye istenmesin, karşıki pideciden pide yaptırılmasın ardımdan ve Metro’dan büyük kolilerle paket ayran alınmasın Ah bu kafamdaki şeyler artık her neyseniz, neden gitmiyorsunuz? Neden siktirip gitmiyorsunuz? Neden kibarca gitmiyorsunuz? Neden gürültüyle evdeki herkesi uyandırıp gitmiyorsunuz? Neden arkalı önlü 4 sayfa tutan ve yarısında mavi pilot kalem bittiği için siyahla devam edilen bir mektup bırakıp baş ucuma gitmiyorsunuz? Neden bana güllü kahvaltı hazırlamadan gitmiyorsunuz? Neden demlikte dünden kalmış çay ve suböreği artıklarından oluşan kahvaltımı yapmadan önce gitmiyorsunuz? Neden tan vaktine vururken saatler gidip de vardığınız yerden bana “ben eve geldim, şimdi yatıyorum. İyi uykular aşkımmm” diye mesaj göndermiyorsunuz? 

4 Fikir Beyanı:

Adsız dedi ki...

beğendim
beni benden alsada
beğendim

adıvar dedi ki...

litost.

Hiç kimse dedi ki...

@Adsız: Neden sizi sizden aldı ki, kötü anlamda mı?

@adıvar: Anlamadım...

HuysuzKuzu dedi ki...

çok çok başarılı ve çook çook beğendim